Ve ben bir kez daha hayatı inadına sevebilmek için olağanca çaba sarfediyorum. Bir şeyleri yeniden keşfedebilmek ve yaşamak için yeni sebepler türetebilmek. Türettiklerim beni bırakıp gitmesinler diye, bütün kilitlerini kilitlediğim bir sandığa koyuyorum hepsini. Sonra o sandığı, bu zamana kadar çoğu zaman saçma şeyler yüklediğim omzuma yüklüyorum. Ardından dizlerime, aslında hoşlandığım bir ağrı konuveriyor. Adımlarımı sıklaştırıp, hep sevmiş olduğum kesme taşlı ve ahşap kokulu sokaklarda ilerlemeye başlıyorum. Fesleğenler yeşilin en güzel tonunu bulmuş oluyorlar ve yayılıyor kokuları, güneşin yazı müjdeleyen ışıklarıyla. Zor gelmiyor değil yalnız adımlamak o sokakları. Ama bazen o kadar iyimser oluyorsun ki, hani utanmasan seveceksin yalnızlığı..
Ve ben bir kez daha zorluyorum kendimi; görmek için güneşi, bulutlara oluz olmaz bahaneler yüklemden. Bir kez daha, gülebildiğimi yeniden keşfediyorum. Belki çok derinden bir kahkaha atamıyorum ama, küçük bir tebessüm de yetiyor aslında, bu zamana kadar yetmediğini düşündüğüm hayata...
Ve ben bir kez daha...
Sonra bir kez daha...
Ve hatta sonra bir kez daha ben... hayatın beni kovduğu evin bacasından girmeye çalışıyorum...
........................................
20.05.05 =mavi=