Fazla uzun değil, mutlaka okunmalı ki geleceğimizi yönetebilelim
Bebektik. Kafamizi masaya carptigimizda buyuklerimiz bizi avutmak icin masayi
dovduler bizim saskin bakislarimiz altinda. Demek ki bizim hicbir
sorumlulugumuz yoktu bu iste, kotu masa yuzunden kafamizi carpmistik.
Araba yollarinda top pesinde kosturduk. Bu arada araba altinda kalanlarimiz
oldu. Anne babalarimiz arabalara kizdi hep. Talihsizlik, kim nereden
bilebilirdi ki o anda oradan araba gececegini.
yuzunden basladik, okulu kotu arkadaslar yuzunden kirdik.
Tarih dersinde ogrendik ki Birinci Dunya Savasina biz girmek istemiyorduk ama
muttefiklerimiz iki gemiyle Rusya'yi bombalayip bize siginmislar ve biz de
savasa girmek zorunda kalmistik.
Kemalettin Tugcu kitaplariyla buyuduk. Yoksul cocuklar hep iyi kalpli zengin
birileriyle karsilasiyorlar ve hayatlari degisiyordu. Abilerimiz ablalarimiz da
iyi yurekli fabrikator kizi ya da ogluyla evlenip hayati degisen fakir
genclerin oykulerini anlatan filmler izliyorlardi.
Ilk sevgilimiz oteki çocuk/kiz yuzunden bizi terketti.
Çevremizde olan bitenle ilgilenmeye basladik. Bizim spor takimlarimiz
cogunlukla yeniliyorlardi ama hep hakemler yuzundendi. Cunku biz musluman
oldugumuz icin bizi sevmiyorlar o yuzden bizim kazanmamizi istemiyorlardi.
Ulkemizin cok da iyi ekonomik kosullara sahip olmadigini gormeye basladik. Ama
bu, kotu yoneticiler yuzundendi.
Sonra 'Sistem', 'Duzen' gibi kavramlar duymaya basladik.
Duzen bozuktu, bircok olumsuzlugun nedeni de buydu.
Universiteye giremeyenlerimize gore, bu egitim sisteminde ancak bu kadar
olabilirdi.
Dunya gorusumuz genisliyordu. Kimilerimize gore geri kalmamizin nedeni 'Bati'
idi. Bizim ilerlememiz istemiyorlardi, cunku biz muslumandik. Kimilerimize
gore de emperyalist sistem bizim ilerlememizi engelliyordu.
Gaezetelere bakilirsa pahaliligin nedeni 'enflasyon canavari'ydi. Daha sonra
bunun 'trafik canavari' olan bir akrabasi ortaya cikti ve pek de tutuldu.
Eskiden trafik kazalari asiri hiz, hatali sollama ya da dikkatsizlik yuzunden
olurken artik hep trafik canavari yuzunden oluyordu.
Karikaturlere gore ise pahalilik gaddar kasap, insafsiz manav ve sinsi bakkal
uclusu yuzundendi.
12 Eylul darbesi oldu. Istemedigimiz anayasaya buyuk cogunlukla kabul oyu
verdik cunku mavi olan red oylari dikkatli bakildiginda zarfin disindan belli
oluyordu. Bizim risk almamiza gerek yoktu.
Iyi bir meslek edinemedik, zamaninda anne-babamiz bizi uyarip yonlendirseydi
tabii ki biz de iyi bir meslek edinebilirdik. Bizde ne yetenekler vardi ama
kesfedememislerdi.
Is yasamina girdik. Bizim hakkimiz olan pozisyonlara hep baskalari geliyordu.
Tabii onlar gelirdi cunku onlar yagciligi ve yalakaligi daha iyi yapiyorlardi.
Politikacilar bizden oy isterken bizim icin yapacaklarini anlatiyorlar biz de
en cok yapacak olana oy veriyorduk ama secildikten sonra yapmiyorlardi. Bizim
birsey yapmamiza gerek yoktu, elbette birgun sozunde duran birilerini
sececektik ve onlar bizim icin herseyi yapacakti.
Meslek odalarindan uzak durduk, niye uzak durmayalim ki bizim icin ne
yapiyorlardi? Derneklerden de uzak durduk, ne olur ne olmazdi.
Az kitap okuyorduk, hatta hic okumuyorduk ama bunun nedeni kitaplarin cok
pahali olmasiydi. Hem bu kadar kosusturmaca arasinda kitap mi okunabilirdi
canim?
Toplumsal kurallara genellikle uymuyorduk, cunku baskalari da uymuyordu.
Baskalarinin uymadigi yerde biz niye uyacaktik ki? Ama bu arada uymayanlara
kizmaktan da geri durmuyorduk.
Hayallerimizi hep biryerlerden para ciksa neler yapacagimiz susledi.
Bu
hayallerle toto, loto, piyango kuyruklarinda bekledik.
Oglan biraz haylaz cikti ama hep annesi (babasi) yuzunden, bu kadar simartirsan
olacagi buydu.
Hep bu ulkede hickimsenin isini duzgun yapmamasindan sikayet ederken, biz de
isimizi duzgun yapmadik. Ama bizim nedenlerimiz vardi. Yorgunduk, gecim
zorlugu cekiyorduk, zamaninda cok ezilmistik.
Biraz bati dunyasini gormuslerimize gore aslinda biz yanlis yerde dunyaya
gelmistik. Soyle uygar bir bati ulkesinde yasamak varken.
Araba surerken yayalar ne kadar böndü, yayayken soforler ne kadar saygisiz ve
bencildi.
Oglumuz evlendi, musrif gelin yuzunden mutlu olamadi.
Emekli olduk, hayirsiz evlatlar yuzunden uc kurus emekli ayligimiz carcur oldu.
Hic dusunmedik, bizim bu dunyada var olmamizla olmamamiz arasindaki fark ne?
Şu sözü anlamayı hiç denemedik, ya da uygulamayı. "Control your destiny or some
one else will" ( Jack Welch Ex CEO / General Electric) Geleceğini kontrol et!
Yoksa başkası eder. Ulus ya da insan olarak kendimizi ezilmişliğe ve adam
sendeciliğe (bana dokunmayan yılan binyaşasıncılığa J) teslim edersek başımıza
gelenlerden dolayı kimseyi değil önce kendimizi sorumlu tutmayı öğrenmeliyiz.
Yoksa Avrupa birliği ya da herhangi bir hedef için nişan alıp hedefe ulaşmamız
sözkonusu dahi olamaz. Klasik doğu-islam sentezinden kaynaklanan
teslimiyetçiliği bırakıp kendimiz ve çocuklarımız için birşeyler yapmanın
zamanı hala gelmedi mi?...
Eğer birşeyler yapma zamanın geldiğine inanıyorsanız oyunuzu mutlaka kullanın.
Oyunuzu kullanırken de klasik doğu-islam sentezinin başımıza neler getirdiğini unutmayın.
Umarım hepimiz 4 Kasım sabahı umuda uyanırız.